Deplasmanda 1-0 öndesiniz. Rakibinizin iyi oyuncuları ve hiç de fena olmayan bir oyun sistemi var. Ancak sizin de elinizin armut toplamıyor olması lazım, çünkü mücadele ettiğiniz ligde fiziksel durum ve teknik özellikler açısından en başta gelen oyuncuların çoğuna sahipsiniz. Defalarca şampiyon olmuşsunuz, hatta ülkenin en büyük takımısınız.
Gelgelelim, rakip topu her ayağına aldığında sol kanattan akıyor ve iki, bilemedin üç pasta sizin korner direğinizin önüne kadar geliyor.
Sağ bek oyuncunuz milli takımın as oyuncusu ve oldukça istikrarlı performans gösteren bir adam olduğuna göre, buradan sizin sağ kanat oyuncunuzun bu muhterem arkadaşa hiç yardım etmediği sonucunu çıkarıyoruz. Ayağına aldığı üç toptan ikisini rakibe kaptırıyor, birini de geriye oynuyor. Hatta arkadaşa bir iki dakika alıcı gözüyle baktığımızda görüyoruz ki, adam ceza sahasına orta gelirken rakip takımın kale arkası tribününü falan seyrediyor.
Ciddi tehlike var. Bu bölgeye bu adamın yerine saha içinde daha mantıklı hareket edecek birinin alınması ve rakibin bu bölgeyi yolgeçen hanı olarak benimsemekten vazgeçirilmesi gerek.
Ama siz bu adamı oyunda tutuyorsunuz. Yanına neredeyse hiç oynatmadığınız stoperinizi sağ bek diye koyup, iyi oynayan sağ bek oyuncunuzu da dışarı alıyorsunuz. Sağ kanadınız kanat değil paspas oluyor. Oyunu, skoru, takımı, galibiyeti, mağlubiyeti umursamayan bir sağ kanat oyuncusu, arkasında da formsuz, ne yapacağını bilemeyen, stoperden bozma bir sağ bek.
Sonra işler iyi gitmiyor. Bir şeyler yapmanız gerektiğini fark ediyorsunuz. Nihayet kullandığı kornerler dışında rakip ceza sahasına inen ortasına rast gelinmemiş sol kanat oyuncunuzu çıkarıp yerine milli takımdan yorgun dönen Dos Santos'unuzu koyuyorsunuz. Fazla kaçacak belki ama, bir şeyi söylemem lazım: Fenerbahçe'nin sol kanadı Wederson'a emanet edileceğine, o Dos Santos uçaktan inip maça çıksın, sahada ölsün. Kaldı ki bu takımın solda oynayabilen Emre'si var. Colin Kazım'ın yerinde oynasa taraftara "Aaa, sağ kanadımız varmış" dedirtecek Özer'i var. Oyuna girmesi için 85'inci dakikanın gelmesine gerek olmayan bir adam bu. Ligin sayılı adamlarından. İlhan Parlak gibi kenarda çürürse büyük ayıp.
Bu arada gole ihtiyaç varken Mehmet Topuz gibi serbest vuruşu, uzaktan şutları, adam eksiltmesi olan adam ne amaçla oyundan çıkarılabilir, onu da bilmiyorum.
Julio Cesar'ı devre arasında almaya kalkmasın Fenerbahçe. Elindekileri oynatsın, doğru yerde, doğru zamanda oynatsın. Nasıl oynatsın, Olcan gibi istekli oynatsın.
18 Ekim 2009 Pazar
Kaydol:
Yorumlar (Atom)